BİRAZ ÜRKEKÇE AMA BİR O KADAR ÖZGÜRCE

Yayınlandı: Ocak 23, 2013 / YAZILARIM

Image

Kardeşim Hrant,

Seni kaybedişimizin üzerinden yıllar geçti, geçmesine rağmen vurulduğun kaldırımdan kaldırılamadın,

adın yüreğimde vicdan oldu, adı vicdan olan her yerdesin…

Kahırlıyım adaletin yerlere düştüğü bir ülkede yaşamaktan,

Kahırlıyım bir insan canından daha değerli şeylerin olduğunu düşünenlerin devlet yönetiminde bulunmalarından,

Kahırlıyım bu memlekette  bu katli gerekli görenlerin olması ve buna kurban gidenin Türkiyeli, Malatya’ lı bir insan, bir baba, bir koca ve sen olduğunun unutulmasından…

Ve insanı asıl kahreden,

hala, insanların ölmeden veya ölüm yıl dönümü gelmeden değerlerinin anlaşılamadığının görülmesi.

Ölmeden önce  söylerdin bunları,

Barış için çırpınıyordun, kelimelerinle, cümlelerinle,yazılarınla…

Şöyle diyordun bir yazında;

“… muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak.
Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kim bilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım?
Tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım.
Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.
Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.
Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.”

Bu ülkede insanların güvercinleri de sapanla avladıklarını unuttun Hrant.
Sen insandın, candın, kandın, yaratılandın ama yaratılanı sevemediler yaratandan ötürü.

Anlayamadılar sağdan  ya da  soldan, kuzeyden  yada  güneyden, hangi ideolojiden yada  etnik kökenden, hangi renkten olduğuna bakmadan insanlık paydasında  insanca yaşamanın  şerefini…

Sürgün çocuğu olmak zordur hele ki kendi vatanında sürgünlüğün…

Sevilmeyenmişiz biz… “azınlık”mış onun adı, “hain”mişim ben.

Hangi edepsiz koyarmış ismimizi.

Nerden bulurlarmış insan öldürme yetkilerini kendilerinde.

Susturmaya çalışırlar kendilerine özgü  adaletleriyle.

Vicdanımız yok mu bizim.

Bizim konuşmamız gerek.

Adalet için, karanlığa ışık düşürmek için.

Işığa ulaşmak bu kadar güç olmamalı eller vicdana konulunca.

Dudaklarımda bir dua,  mırıldanıyorum.

Dinimizin ayrı olması hiç fark etmez, mistik  bir  yolla  manevi bir destek benimkisi.

Sonra da diyorum ki yetmez bununla…

Kardeşimsin Hrant, Toprağımın insanısın.

Ermeniyim belki, belki de Kürdüm, belki alevi belki de sünniyim insanlığın  icat ettiği kavramlar umrumda  değil  insanım her şeyden önce.

Vicdanımın  sızlaması insan yanımın olmasından.

Anlamazlar  diye   susacak  değilim,

söylediklerimden ve koluna girdiğimin  kim olduğundan  da utanacak değilim .

İnsanız biz  ve insandın sen,

yetmez mi bu bize?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s